Arkadaş Çevresi
Bu ilk yazım ve bu yüzden de biraz heyecanlıyım tabii. Ama size anlatacağım bazı şeyler benim gerçekten de hissettiğim şeyler. Keyifli okumalar ...
Arkadaş ...
Bu kelime size gerçekten neyi ifade ediyor? Bazılarınız farklı düşünebilir ama çoğu düşünce insanın her zaman yanında olduğu, onla rahatça konuşabildiği, kendini anlatabildiği bir bireydir arkadaş. Bu kelimenin biraz daha ilerisi dostluk olarak adlandırılır. Peki biz ne kadar arkadaşız? Hiç düşündünüz mü? Sohbet ettiğimiz kaç kişiyle arkadaşız?
Her zaman vakit geçirdiğimiz kişiler aslında arkadaşımız değildir. Vakit öldürmek için kullandığımız kişilerdir bazıları. Hatta çoğu zaman vakit geçirdiğimiz kişinin yanından ayrıldığımızda onunla ne konuştuğumuzu hatırlamayız, hatırlamaya gerek duymayız. Eve geldiğimiz zaman bile neden onunla zaman geçirdik diye düşünürüz. Aslında fikirlerimizde uyuşmuyor değil, ama neden onu arkadaşım olarak hissedemiyorum, bilmiyorum.
Asıl arkadaşım dediğiniz kişiler bu noktada devreye giriyor işte. Fikirlerimiz uyuşmasa bile onunla beraber geçirdiğimiz her saniyeyi hatırlıyorum. İlişkilerde bile böyle olmaz bazen ve bu yüzden çok tartışma yaşamışızdır, yaşadım. Ama arkadaşlık denilen olguda ilişkiden biraz daha fazlasıdır benim için. İlişki içerisinde olduğum kişiye bile anlatamadığım konuları onun objektifliğine bırakarak anlattığım kişidir. Bazen duymak istediğim cümleleri söylemez ama bu yüzden benim arkadaşımdır o. Benim iyiliğimi istediği için söylemez duymak istediğim şeyleri. Bunu anlamam bazen uzun sürer ve tartışırım onunla. Ama o bırakıp gitmez ve benim yüreğim yumuşayana kadar bekler köşede. Bir nevi kan bağı olmasa bile ailenden bir parçadır artık. Bunu bilirsin ve bunun rahatlığıyla hareket edersin. Çünkü tökezlediğinde arkandaki destek elinin kime ait olduğunu biliyorsundur, biliyorum. Bende o arkadaşım için aynı şeyleri bizzat yapıyorum çünkü. Bende onu dinliyorum, onun sıkıntısı veya derdi olduğu zaman onun için en iyisi neyse onu belirtiyorum. Ve o da tökezlediğinde arkasında duran kişinin kim olduğunu gayet iyi biliyor.
İşte benim hayatımdaki arkadaş dediğim kişiler böyle oluyor. Tabii ki yanlış arkadaş seçimleri de yapmıyor değilim ama bunlardan kurtulmak da arkadaşlarım sayesinde kolay oluyor.
Yani demek istediğim her önünüze geleni arkadaşınız yapmayın. Çünkü sizi vezir de rezil de edecek kişi arkadaşlarınızdır. Arkanızda duran her kişi siz tökezlediğinizde sizi tutmak için değil, daha dibe çekmek için çaba sarf ediyor olabilir. Ve her sohbet ettiğiniz kişiyi arkadaş olarak adlandırmayın. Siz ya da o sadece vakit öldürmek için sohbet ediyor olabilir.
Herkesin arkadaşları olması dileğiyle ...
Arkadaş ...
Bu kelime size gerçekten neyi ifade ediyor? Bazılarınız farklı düşünebilir ama çoğu düşünce insanın her zaman yanında olduğu, onla rahatça konuşabildiği, kendini anlatabildiği bir bireydir arkadaş. Bu kelimenin biraz daha ilerisi dostluk olarak adlandırılır. Peki biz ne kadar arkadaşız? Hiç düşündünüz mü? Sohbet ettiğimiz kaç kişiyle arkadaşız?
Her zaman vakit geçirdiğimiz kişiler aslında arkadaşımız değildir. Vakit öldürmek için kullandığımız kişilerdir bazıları. Hatta çoğu zaman vakit geçirdiğimiz kişinin yanından ayrıldığımızda onunla ne konuştuğumuzu hatırlamayız, hatırlamaya gerek duymayız. Eve geldiğimiz zaman bile neden onunla zaman geçirdik diye düşünürüz. Aslında fikirlerimizde uyuşmuyor değil, ama neden onu arkadaşım olarak hissedemiyorum, bilmiyorum.
Asıl arkadaşım dediğiniz kişiler bu noktada devreye giriyor işte. Fikirlerimiz uyuşmasa bile onunla beraber geçirdiğimiz her saniyeyi hatırlıyorum. İlişkilerde bile böyle olmaz bazen ve bu yüzden çok tartışma yaşamışızdır, yaşadım. Ama arkadaşlık denilen olguda ilişkiden biraz daha fazlasıdır benim için. İlişki içerisinde olduğum kişiye bile anlatamadığım konuları onun objektifliğine bırakarak anlattığım kişidir. Bazen duymak istediğim cümleleri söylemez ama bu yüzden benim arkadaşımdır o. Benim iyiliğimi istediği için söylemez duymak istediğim şeyleri. Bunu anlamam bazen uzun sürer ve tartışırım onunla. Ama o bırakıp gitmez ve benim yüreğim yumuşayana kadar bekler köşede. Bir nevi kan bağı olmasa bile ailenden bir parçadır artık. Bunu bilirsin ve bunun rahatlığıyla hareket edersin. Çünkü tökezlediğinde arkandaki destek elinin kime ait olduğunu biliyorsundur, biliyorum. Bende o arkadaşım için aynı şeyleri bizzat yapıyorum çünkü. Bende onu dinliyorum, onun sıkıntısı veya derdi olduğu zaman onun için en iyisi neyse onu belirtiyorum. Ve o da tökezlediğinde arkasında duran kişinin kim olduğunu gayet iyi biliyor.
İşte benim hayatımdaki arkadaş dediğim kişiler böyle oluyor. Tabii ki yanlış arkadaş seçimleri de yapmıyor değilim ama bunlardan kurtulmak da arkadaşlarım sayesinde kolay oluyor.
Yani demek istediğim her önünüze geleni arkadaşınız yapmayın. Çünkü sizi vezir de rezil de edecek kişi arkadaşlarınızdır. Arkanızda duran her kişi siz tökezlediğinizde sizi tutmak için değil, daha dibe çekmek için çaba sarf ediyor olabilir. Ve her sohbet ettiğiniz kişiyi arkadaş olarak adlandırmayın. Siz ya da o sadece vakit öldürmek için sohbet ediyor olabilir.
Herkesin arkadaşları olması dileğiyle ...
Yorumlar
Yorum Gönder